(5237 S. K. m. 44, 52, 188)
Dava ve Karar: Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
A) Sanıklar S. A. ve E. Ö. hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük kapısı olan yerlerden dışarıya çıkarılması amaçlandığında, ihraç suçunun icra hareketinin gümrük memuruna beyanla başlayacağı; somut olayda sanıkların yurt dışına göndermek üzere suç konusu uyarıcı maddeyi Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bulunan (...) kargo şirketine teslim etmeleri üzerine, gümrük memurlarına beyan aşamasına gelmeden önce aynı gün aynı yerde ele geçirildiği, böylece uyarıcı madde ihraç etme suçunun icra hareketi başlamadığından bu suça teşebbüsün kabul edilemeyeceği, sanıkların sabit olan fiilinin tamamlanmış uyarıcı madde bulundurup nakletme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında bu suç yerine teşebbüs aşamasında kalan uyarıcı madde ihraç etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Narkotik Şubesi'nin 18.05.2012 tarihli raporuna göre, ele geçirilen suç konusu maddenin metamfetamin etken maddesi içerdiği ve 2313 sayılı Kanun kapsamında uyarıcı madde olduğu, bu maddenin TCK'nın 188 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almadığı gözetilmeden, suç konusu maddenin kokain olduğu gerekçesiyle sanıkların cezalarının TCK'nın 188 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca artırılması,
3- Sanıkların müdafilerinin lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik isteklerinin TCK'nın 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrasını da kapsadığı dikkate alınmadan, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4- Kabule göre; TCKnın 44 üncü maddesi gereğince, teşebbüs aşamasında kalan ihraç suçundan uygulama yapılarak belirlenen sonuçla tamamlanmış bulundurma ve nakletme suçundan uygulama yapılarak belirlenecek sonucun karşılaştırılmasından sonra daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafileri ve sanık E.'nın temyiz itirazlarıyla sanık Salih'in müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA, tutuklama koşullarında bir değişiklik olmamasına ve tutuklu kaldıkları süreye göre, sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin reddine,
B) Sanık O. Ö. hakkındaki mahkumiyet hükmünün incelenmesi:
Savunmasının aksine, diğer sanıklar S. ve E. tarafından kargoya verilen uyarıcı maddelerle ilgisi bulunduğuna veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de 24.02.2014 tarihli ve aynı sayılı temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA; bozma nedenine göre sanık hakkındaki Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.02.2014 tarihli 2013/413 esas ve 2014/35 karar sayılı kararı üzerine düzenlenen yakalama emrinin kaldırılmasına, yakalama emri infaz edilerek tutuklanmış ise salıverilmesine ve başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
C) Sanık S. T. hakkındaki mahkumiyet hükmünün incelenmesi:
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan dava nedeniyle ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanığın savunmasının aksine, diğer sanıklar S. ve E. tarafından kargoya verilen uyarıcı maddelerle ilgisi olduğuna veya bu sanıkların suçuna iştirak ettiğine ilişkin delil olmadığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkındaki beraat hükmü temyiz edilmeyen diğer sanık A. T.'ın sanıktan alarak kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 05.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy