Mahkeme : ADANA 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 22.01.2014- 2013/51 esas ve 2014/7 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : a) Mahkûmiyet (Sanık ... hakkında)
b) Beraat (Sanık ... hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:
Suç konusu net 60 kilo 718 gram eroinin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerekirken 8 yıl hapis ve 200 gün para cezası olarak belirlenmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesi:
Sanık hakkında iletişim tespit kararı yok ise de, suç konusu eroini temin eden sanık ... ile bu eroini nakleden hükümlü İmran hakkında iletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararlar alındığı, adı geçen kişilerle yaptığı görüşmelerin içeriklerinin sanıkların savunmaları dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle de doğrulanması dikkate alındığında; sanığın, Aziz ve İmran arasındaki irtibatı sağladığının sabit olması karşısında, eyleminin TCK'nın 39. maddesinde düzenlenen suça “yardım eden” olarak iştirak ettiği gözetilmeden, mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
Başkan Vekili ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla, 19.11.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
A) Sanık ... hakkındaki hükümle ilgili:
1- Dairemizin bozma ilamına uyulduğu halde;
a) Kimliği bilinen X muhbir, rızası olmadığı gerekçesiyle dinlenmemiştir. Oysa 2313 sayılı Kanunun 27. maddesi, suç tarihinden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5728 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış olduğundan, muhbirin rıza göstermesine gerek olmaksızın dinlenmesi gerekir.
b) Sanığın hükme esas alınan telefon konuşmalarını hangi tarihte kimle yaptığı, konuşmaların içeriklerinin ne olduğu ve somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediği, ele geçirilen suç konusu madde ve malzemelerle bağlantısı olup olmadığı tartışılmamıştır.
Böylece eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir.
2- Çoğunluk tarafından, delillerin ve gerekçenin yeterli olduğu kabul edildiğinden, mevcut delillere göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekmektedir.
Sanığın atılı suçu işlediği konusunda, değişik anlamlara gelen telefon konuşmaları dışında, şüpheyi aşan yeterli ve kesin delil bulunmamaktadır. Sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı olduğundan hüküm bozulmalıdır.
B) Sanık ... hakkındaki hükümle ilgili:
Dairemizin 2014/3567-4972 sayılı kararına yazdığım karşı oy gerekçemde belirttiğim nedenlerle;
Hakkında "iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığı için", sanık ...'in telefon konuşmaları "hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil" niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Aksinin kabulü halinde açık bir "hak ihlali" söz konusu olur ve bu durum "hukuk devleti ilkesi" ile bağdaşmaz.
Sanık ...'in konuşmalarını "tesadüfen elde edilen delil" olarak kabul etmek de mümkün değildir. Çünkü bu konuşmalar soruşturması yapılan suçla ilgilidir.
Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 217. maddesinin 2. fıkrasına göre, hukuka aykırı olarak elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu hükümler mutlak olup herhangi bir istisnasına yer verilmemiştir.
Sanık ... tüm aşamalarda suçla ilgisinin olmadığını söylemiştir. Hukuka aykırı olarak dinlenen telefon konuşmaları dışında, sanığın suça iştirak ettiğine ilişkin hiçbir delil bulunmamaktadır. Bu nedenle hakkındaki beraat hükmünün onanması gerekir.
C) Sonuç:
Açıkladığım nedenlerle;
1- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulması,
2- Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün onanması
Gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 19.11.2014