Mahkeme : İZMİR 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 10.01.2014-2013/376 esas ve 2014/2 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.1997 tarih ve 10/268-22 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın alıcı rolündeki görevlilere aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda uyuşturucu madde satması eylemlerinde, alıcının amacı suçun oluşmasında ve sanığın iradesi üzerinde etkili bulunmaması sebebiyle birden fazla hareketinin zincirleme suç oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, sanık ... yönünden oybirliğiyle; sanık ... hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması yönünden hükmün bozulması gerektiğine ilişkin Üye ...'ün karşı oyu ve oyçokluğuyla; sanık ... hakkında tayin edilen ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süreye göre salıverilme talebinin reddine oybirliğiyle; 11.11.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
( Sanıklar Lokman yönünden)
Gizli soruşturmacıların 19.06.2013 tarihinde sanıktan 20 TL. karşılığı 2 adet uyuşturucu madde satın almaları üzerine sanığın ''satmak için uyuşturucu madde bulundurma'' suçu belirlenmiş
ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen 2 gün sonra tekrar sanığın bulunduğu yere giderek sanıktan tekrar 2 adet uyuşturucu madde almaları hem gereksizdir, hem de görevleri kapsamında değildir. Öte yandan, gizli soruşturmacıların asıl amacı ''uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak'' değil, ''suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmekten ibaret'' olduğundan, gerçek anlamda bir ''alım-satım'' söz konusu değildir.
Görevlilerin sanıktan yukarıda anlatıldığı şekilde ikinci kez esrar almaları açıkladığım nedenlerden dolayı ayrı suç oluşturmayacağından, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.
SONUÇ:
Sanık hakkında zincirleme suçla ilgili TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 11.11.2014