Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 06.09.2010 tarihinde 2009/2429 esas ve 2010/1358 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmü ile İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 13.08.2012 tarihinde aynı sayı ile verilen kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.06.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
a) Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 11.09.2007 tarihinde 2007/359 esas ve 2007/985 karar sayı ile, sanığın TCK'nın 191/2. maddesi gereğince sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
b) İnfaz aşamasında, ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nce sanığın hakkında hükmolunan tedbire uymadığının bildirildiği,
c) Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 06.09.2010 tarihinde 2009/2429 esas ve 2010/1358 karar sayı ile tedbirin gereklerine uymadığı kabul edilen sanığın TCK'nın 191/1 maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 191/2. maddesi gereğince hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu,
d) Sanığın, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmesi üzerine, İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 13.08.2012 tarihinde aynı sayılı ek karar ile sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;
"Dosya kapsamına göre,
1- Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/09/2010 tarihli ve 2009/2429 esas, 2010/1358 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, sanık hakkında sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin, 11/09/2007 tarihli kararın, infaz için ... Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne gönderilmesinden sonra, Şube Müdürlüğünce tedbirin yerine getirilmesi için sanığa çıkarılan çağrı davetiyesinin, terhis olduğu askerlik adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı biçimde tebliğ edilmesi, böylelikle söz konusu çağrıdan usulüne uygun olarak haberdar edilmemiş olması nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilemeyeceğinden, Mahkemece "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesine" karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında,
2- İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/08/2012 tarihli ve 2009/2429 esas, 2010/1358 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.» denilerek, Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06.09.2010 tarihli hükmü ile İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13.08.2012 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
A) Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06.09.2010 gün ve 2009/2429 esas ve 2010/1358 karar sayılı hükmüne yönelik kanun yararına bozma isteğinin incelenmesi:
Kanun yararına bozma isteği yerinde olduğundan; Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06.09.2010 tarihli 2009/2429 esas ve 2010/1358 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılarak sonucuna göre gereken hükmün verilmesi için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
B) İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13.08.2012 gün ve 2009/2429 esas ve 2010/1358 karar sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma isteğinin incelenmesi:
Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06.09.2010 tarihli hükmünün yukarıda belirtilen şekilde bozulmuş olması nedeniyle, İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin incelemeye konu 13.08.2012 tarihli ek kararının hukuki geçerliliğinin kalmaması karşısında incelemeye konu edilmesi olanaklı olmadığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE,
22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy