Mahkeme: BURDUR Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Sanık ... yönünden mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
30/03/2011, 27/04/2011, 18/06/2011, 03/08/2011 olan suç tarihlerinin, gerekçeli kararda 03/08/2011 olarak yazılması, mahkemece düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A- Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada, mahkemece sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu karara karşı; sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesi verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından da eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, itirazı inceleyen mercii tarafından sanık müdafiinin itirazının reddine, Cumhuriyet savcısının itirazının kabulü ile sanık hakkında hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, bu karara rağmen mahkemece yeni bir hüküm kurulmadan dosyanın temyiz incelemesi için gönderildiği, ancak ortada incelenebilecek bir hüküm olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hüküm kurulduktan sonra temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi yapılabileceğinden, bu sanık yönünden dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
24/11/2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı gözetilerek, hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken TCK’nın 188/3. maddesinde hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedileceği düzenlenmesine rağmen, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
15/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.