Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 16.09.2014 tarihinde 2014/153 esas ve 2014/235 karar sayı ile verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 02.03.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece sanıkların TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmalarına karar verilmiştir.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan 14/08/2013 tarihinden sonra 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihi olan 16/09/2014 tarihinde de yürürlükte bulunan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi ile 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 7/2. maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191'inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak, sonucuna göre uygulanmadığının tespiti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, belirtilen kararın bozulması istenmiştir.
Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanıkların bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemedikleri belirlendikten sonra;
a) Sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanıklar bu suçu daha önce işledikleri suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlememişler ise, bu suç nedeniyle daha önce tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanıklar hakkında, karardan sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b) Sanıklar bu suçu, daha önce işledikleri suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişler ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden; Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.09.2014 tarihli 2014/153 esas ve 2014/235 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy