Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkında Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 02.02.2012 tarihinde 2010/733 esas ve 2011/470 karar sayı ile verilen aynen infaz kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03.03.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
a) Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 28.06.2011 tarihinde 2010/733 esas ve 2011/470 karar sayı ile verilen, hükümlü ...'un TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanunun 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
b) İnfaz aşamasında, Konya Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nce hükümülünün tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemesince 02.02.2012 tarihinde 2010/733 esas ve 2011/470 karar sayılı ek karar ile hükümlü hakkındaki 10 ay hapis cezasının TCK'nın 191. maddenin 7. fıkrası gereğince aynen infazına karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, sanığın Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2011 tarihli kararına konu hırsızlık suçuna ilişkin alınan ifadesinde, suçu kullandığı uyuşturucu maddenin etkisi altında işlediğini beyan ettiği, sanığın üzerinde ele geçirilen bir uyuşturucu madde bulunmadığı gibi uyuşturucu madde kullandığına dair bir raporunda bulunmadığı, sadece sanığın beyanına dayanarak atılı suçtan ceza verildiği hususu nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesindeki "Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme kapsamında sanık hakkında tayin olunan cezadan indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.» denilerek, Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.02.2012 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Kanun yararına bozulması istenen kararın, daha önce temyiz edilmeksizin kesinleşen 28.06.2011 tarihli mahkûmiyet hükmü ile verilen cezanın aynen infazına ilişkin olduğu, ileri sürülen aykırılığın mahkûmiyet hükmüne yönelik bulunduğu anlaşıldığından; sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.06.2011 tarihli 2010/733 esas ve 2011/470 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmüne karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.