T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığı'nın, 03.04.2015 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında ... Çocuk Mahkemesi tarafından 18.12.2009 tarihinde 2009/781 esas ve 2009/373 karar sayı ile verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı ile bu Mahkeme tarafından 15.05.2014 tarihinde 2013/774 esas ve 2014/514 karar sayı ile verilen "mahkûmiyet" kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 20.04.2015 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık ...'ın, 14.01.2008 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy 7. Çocuk Mahkemesi tarafından 05.05.2009 tarihinde 2008/415 esas ve 2009/169 karar sayı ile sanık hakkında TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbetlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
2- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, Bakırköy Denetimli Serbestlik ve Yardım Şube Müdürlüğü'nce hükümlüye yapılan usulüne uygun tebligata rağmen 10 günlük süre içinde şubeye başvurmadığının bildirilmesi üzerine, ... Çocuk Mahkemesi tarafından 18.12.2009 tarihinde 2009/781 esas ve 2009/373 karar sayı ile sanığın TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesinin 3. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının CMK'nın 231. maddesi gereğince üç yıl süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 09.02.2010 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde, sanığın 14.11.2011 tarihinde "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlemesi üzerine, ... Çocuk Mahkemesi tarafından 15.05.2014 tarihinde 2013/774 esas ve 2014/514 karar sayı ile 18.12.2009 tarihli hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanığın TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesinin 3. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince adlî para cezasının günlüğü 20 TL'den 4000 TL adlî para cezasına dönüştürülmesine hükmolunduğu ve hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, kayden 03/03/1994 doğumlu olup, suçun işlendiği 14.01.2008 tarihinde 15 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken, aynı Kanun'un 31/3 maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.» denilerek, ... Çocuk Mahkemesi'nin 18.12.2009 ve 15.05.2014 tarihli kararlarının bozulması istenmiştir.
D) Karar :
TCK'nın suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceğinin öngörülmüş olması karşısında; duruşma açılması ve sanığa “denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya katılıp bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, aksi takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek,cezaya hükmolunabileceği” uyarısını içeren uyarılı tebligat yapılması gerekip gerekmediği, gerekiyorsa, sanığın savunması alınmadan ve belirtilen şekilde tebligat yapılmadan 18.12.2009 tarihinde 2009/781 esas ve 2009/373 karar sayı ile hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı değerlendirilerek; bu konuda kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulamayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy