T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığı'nın, 27.05.2015 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 13.10.2014 tarihinde 2014/374 esas ve 2014/164 sayı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 12.06.2015 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 13.10.2014 tarihinde 2014/374 esas ve 2014/164 karar sayı ile verilen, 27.01.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan 27/01/2014 tarihinden sonra 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde de yürürlükte bulunan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi ile aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sabıka kaydına göre sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.10.2014 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 7. maddenin 2. fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, 13.10.2014 tarihli karardan önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la TCK'nın 191 ve 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince, daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmayan sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi gerekirken "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 13.10.2014 tarihinde 2014/374 esas ve 2014/164 sayı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy