İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ... hakkında Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu 22.03.2012 tarihinde 2011/209 esas ve 2012/96 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 28.11.2014 tarihinde 2013/435 esas ve 2014/13159 sayılı karar ile hükmün "onanmasına" karar verilmiştir
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Dairemizin kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
5271 sayılı CMK.nın 324. maddesinin 2. fıkrasında "yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği hüküm ve kararda gösterilir." hükmü uyarınca kararda açıklama yapılması doğru ise de, zorunlu müdafilik ücretinin sanığa yükletilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Zira, sanık suç tarihinde 18 yaşından küçüktür ve CMK'nın 150/2 maddesi uyarınca kendisine müdafii atanması yasal zorunluluktur ve mahkemece vekaletnameli müdafii bulunmayan sanık yönünden bu zorunluluk yerine getirilmiştir.
Diğer taraftan Anayasamızın "Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma" başlıklı 90. maddesi açık hükmüne göre iç hukuk hükmündedir ve maddenin son fıkrası hükmü uyarınca kanunun üzerindedir. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkı başlıklı 6. maddesinin 3. maddesinin c fıkrasında "Kendi kendini savunmak veya kendi seçeceği bir avukatın yardımından yararlanmak ve eğer avukat tutmak için mali olanaklardan yoksunsa ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanabilmek" şeklinde yapılan düzenleme karşısında dosya kapsamına göre, maddi gücünün yerinde olmadığı anlaşılan sanığa atanan zorunlu müdafiinin ücretinin sanıktan tahsiline ve yargılama giderine dahil edilmesine yasal imkan bulunmamaktadır. İtiraz sebebi dikkate alındığında, CMK'nın 324/4 fıkrasına 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen hüküm uyarınca geriye kalan miktar terkin edilecek rakamın altında kaldığından hazine üzerinde bırakılmalıdır. Bu nedenle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istenmiştir.
C) YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ :
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi:
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2)-(05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3)-(05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderir.
2- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6352 sayılı Kanun'la eklenen):
(1) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır
D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Zorunlu müdafilik nedeniyle ödenen avukatlık ücretinin, ödeme gücü bulunmayan çocuk sanığa yükletilmesi yasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğundan, itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İTİRAZININ KABULÜNE,
2- Dairemizin 28.11.2014 tarihli 2013/435 esas ve 2014/13159 karar sayılı ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
3- Sanık hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mali olanaklardan yoksun olduğu (ödeme gücünün bulunmadığı) anlaşılan çocuk sanık hakkında CMK'nın 150. maddesinin 2. fıkrası uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendine aykırı olarak sanığa yükletilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin bölümünde yer alan "A.A.Ü.T gereğince soruşturma aşamasında yapılan 1 adet müdafilik ücreti 160 ve kovuşturma aşamasında 1 adet müdafilik ücreti 533 TL" ibaresinin çıkarılması; aynı bölümdeki "707,50" rakamının "14,50" olarak değiştirilmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy