Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Temyiz incelemesi, yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii gelmeyen sanık hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Gizli soruşturmacı, ancak TCK'nın 220. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan "örgüt kurma" ve "örgütü yönetme" suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması şartıyla CMK'nın 139. maddesinde sınırlı olarak sayılan diğer suçlar için görevlendirilebilir. Bunlar dışındaki suçlar nedeniyle görevlendirilen gizli soruşturmacı "adlî kolluk görevlisi değil ise" topladığı deliller hukuka aykırıdır.
Somut olayda örgüt olmadığı gibi, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğine ilişkin bir iddia da bulunmamaktadır. Bu nedenle gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karar kanuna aykırıdır.
Gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişi "adli kolluk görevlisi ise" hukuki statüsü gizli soruşturmacı olmayıp "kimliğini gizleyen adli kolluk görevlisidir" ve kollukla ilgili kanunlar ile CMK'daki hükümlerde yer alan genel yetkisi ve görevi kapsamında olmak üzere, Cumhuriyet savcısının sözlü veya yazılı emirleri doğrultusunda delil toplayabileceğinden, bu nitelikte topladığı deliller hukuka uygundur.
Sanığın aleyhine olan belgeleri kabul etmediğini söylediği de dikkate alınarak;
a) 16.06.2015 tarihli "Olay, Fiziki Takip ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı"nın sanığa okunarak, görevliye tutanakta belirtilen sözleri söyleyip söylemediğinin ve içinde uyuşturucu madde olan poşeti alması için yere koyup koymadığının sorulması,
b) Sanık, tutanakta belirtilen sözleri söylemediğini ve yere poşet koymadığını, tutanağın içeriğinin doğru olmadığını söylediği takdirde;
aa) ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce 07.04.2015 tarihinde 2015/411 değişik iş sayı ile "gizli soruşturmacı" olarak görevlendirilen ve sözü edilen tutanağı düzenleyenlerden, sanıktan uyuşturucu madde aldığı belirtilen görevlinin, "adlî kolluk görevlisi olup olmadığının" sorularak belirlenmesi;
bb) "Adlî kolluk görevlisi değil ise", topladığı delillerin hukuka aykırı olduğunun kabul edilmesi,
cc) "Adlî kolluk görevlisi ise", kimliği gizlenmeden tanık olarak dinlenmesi,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre; hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 21.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy