Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: a) Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanık ... için)
b) İnfaz Kurumuna yasak eşya sokma (Sanık ... için)
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra olması nedeniyle; 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesinin 1. fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek, duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Sanık ...'ın kendisinden ceza infaz kurumunda kullanmak üzere uyuşturucu madde isteyen diğer sanığın mektuplarını Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ederek infaz kurumuna yasak eşya sokma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının sanığı konumunda olan ...’ın suçunun sübutuna katkıda bulunması suçlar arasındaki vasıflandırma ve denklik farkı nedeniyle TCK'nın 192. maddesi kapsamında etkin pişmanlık niteliğinde olmadığından mahkemenin gerekçesi yerinde görülerek tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden önce 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ve tutuklama tarihine göre sanık ...'ın tahliye isteğinin reddine ,14.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.