Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma (her iki sanık hakkında)
b) Parada sahtecilik (sanık H...hakkında ayrıca)
Suç Tarihi :17.09.2015
Hüküm : Mahkûmiyet
Temyiz Edenler : Sanıkların müdafileri
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık H..hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" ve "parada sahtecilik" suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/12/2010 tarihli 2010/57 esas ve 2010/395 karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5 ay hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uymayan sanık hakkında 30/03/2012 tarih ve 2012/61 esas ve 2012/124 karar sayılı ek karar ile 5 ay hapis cezasının aynen infazına karar verilmiştir. 6545 sayılı Yasa'nın 85. maddesi ile 5320 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 2. maddesinde ''Bu kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türk Ceza Kanunu'nun 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191'inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.'' denmiştir. Buna göre kesinleşmiş olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama yapılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmekte olup, denetim süresine uyması ve uyduğu taktirde davanın düşmesine hükmolunması ihtimali bulunduğundan, bu mahkûmiyetin tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden ./..
duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının tekerrürle ilgili 8. paragrafı çıkarılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık A... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Otobüsün içerisinde 34 nolu koltuğun altında ele geçirilen poşet içerisinde bulunan esrar maddesiyle ilgili yapılan inceleme sonucu düzenlenen Adana Emniyet Müdürlüğü'nün 15.10.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre A101 poşeti yüzeyinde bir adet parmak izinin tespit edilmesinden başka aleyhinde delil bulunmadığı aşamada sanığın suç konusu esrarı diğer sanık H...'e kendisinin sattığını söyleyerek, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği dikkate alınarak, hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
13/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy