Adalet Bakanlığı'nın, 07/12/2016 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...’in mahkûmiyetine ve cezasının ertelenmesine dair Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/01/2016 tarihli ve 2015/1405 esas, 2016/17 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 19/12/2016 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 22.08.2013 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğundan bahisle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/03/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/89 sayılı kararı ile sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2- Bu kararın infazı sırasında, sanığın yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle yargılamaya devam edilerek, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/03/2015 tarihli 2014/393 esas, 2015/47 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 20/03/2015 tarihinde kesinleştiği,
3- Daha sonra sanığın 18.08.2015 tarihinde işlediği iddia edilen yeni bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/01/2016 tarihli ve 2015/1405 esas, 2016/17 sayılı kararı ile TCK’nın 191 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/03/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 8. fıkrasında “Bu
Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde bir hükme yer verildiği, keza 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” ve 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” biçimindeki düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18/08/2015 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlediği ve bunun denetimli serbestlik kararının ihlali niteliğinde olup, eylem ayrıca bir suç oluşturmadığından mahkemesine ihbarda bulunarak düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/01/2016 tarihli ve 2015/1405 esas, 2016/17 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar kanun yararına bozma talebinin konusu, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK nın 191. maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen, yeni kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağına ilişkin ise de, yargılama konusu yeni suçun 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi uyarınca verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde değil, genel hükümlere göre CMK’nın 231. maddesine göre verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenmiş olduğu,
Ayrıca, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1405 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanığın 18.08.2015 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/08/2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararda bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın sanığa usulünce tebliğ edildiği ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için de Sakarya Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü'ne gönderildiği, Sakarya Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü'nce sanığa çağrı kağıdı tebliğ edildiği, ancak sanığın bu tebliğe rağmen 10 gün içinde gelip müracaat etmediği gerekçesi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak, TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verilmiştir.
Sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; sanığa tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için tebligat yapılması, uymaması halinde "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında dava açılması gerekir.
Somut olayda ise sanığın tek bir tebligata riayet etmemesi üzerine kamu davası açılarak yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiş olması karşısında, bu hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/01/2016 tarihli ve 2015/1405 esas, 2016/17 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen hususlar nedeni ile kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy