Adalet Bakanlığı'nın, 06/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, ayrıca 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 16/01/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
Sanık hakkında 30.06.2014 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama sonucunda, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağından bahisle, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararı ile sanık hakkında her hangi bir ceza tayin edilmeden 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, ayrıca 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "1- 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” biçimindeki düzenleme gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sonrasında sanığın aleyhine olacak şekilde 6545 sayılı kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde,
2- 28/06/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi değiştirilmiş olup; yapılan değişiklikle maddenin, "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.... (8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlendiği nazara alındığında, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan yapılan kovuşturmada eylemin uyuşturucu madde kullanmak suçuna dönüştüğünden bahisle anılan Kanunu’nun 191. maddesi uyarınca yapılan uygulamada, doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de, temel cezanın öncelikle hapis olarak belirlenip 5237 sayılı Kanun’un 61/5. maddesine göre artırım ve indirimlerin hapis cezası üzerinden yapılarak sonuç cezanın tespit edilmesini müteakip sanık hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
(1) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda, "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, öncelikle TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilecek, 3. fıkrası uyarınca da erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanacak, ayrıca gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilecektir.
Bununla birlikte, 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan davalarda eylemin yargılama aşamasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda bu kez sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi öngörülmüş ve bu şekilde soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen denetimli serbestlik ve gerekli görülmesi halinde tedavi kararlarının, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından verilmesinin sağlanması amaçlanmıştır. 6545 sayılı Kanun’un madde gerekçelerinde yer alan “Böylelikle, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarının, kovuşturma aşamasında suçun vasfının değişmesi durumunda mahkeme tarafından verilmesi sağlanmaktadır.” ifadesine nazaran kanun değişikliğinin amacı da bu yöndedir. Bu şekilde, soruşturma aşamasında hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan kişilere bu hak tanınmış olacaktır. Kişilerin uyuşturucu madde kullanmaktan uzak tutulmaları ve gerekli görülmesi halinde tedavilerinin yapılarak topluma kazandırılmalarına imkan sağlamak amacıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin denetim süresi içinde yasada belirlenen süreler dahilinde denetimli serbestlik ve tedavi gibi yükümlülüklere hükmedilmesi kovuşturmayı yapan mahkemenin yetkisindedir.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan davalarda eylemin yargılama aşamasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan hükümlü hakkında TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenen denetimli serbestlik tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi yasaya uygun olup, (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
(2) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:
CMK'nın 231. maddesinin 1. fıkrasında, "Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır." aynı Kanun'un 232. maddesinin 6. fıkrasında, "Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." hükümleri öngörülmüştür.
Belirtilen hükümlere göre, sanık hakkında, öncelikle CMK'nın 232. maddesinin 6. fıkrası gereğince, “223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, tayin olunan ceza miktarının ve kanun yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığının” hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi, denetime imkan verecek şekilde ve başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulması; daha sonra kurulan bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumlar karşısında somut olayda, açıklanacak bir hüküm kurulmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre;
1- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkin (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- Sanık hakkında her hangi bir hüküm kurulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkin (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/10/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/442 sayılı kararının bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,
05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.