Adalet Bakanlığı'nın, 05/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli ... hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına dair İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/926 esas, 2016/36 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 17/01/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/11/2014 tarihli ve 2014/96180 soruşturma, 2014/2327 sayılı kararı ile, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca erteleme süresi zarfında tedavi ve denetimin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar uyuşturucu madde kullanması veya kullanmak için bulundurması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunda uyarılmasına karar verildiği, bu kararın şüphelinin bizzat kendine 21/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için evrakın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği,
2- Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için şüpheliye gönderilen çağrı kağıdının 08.12.2014 tarihinde şüphelinin annesine tebliğ edildiği, ancak daha sonra şüphelinin erteleme süresi zarfında 29.09.2015 tarihinde tekrar üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, bu yeni suç TCK’nın 191/5. maddesi gereğince önceki erteleme kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali niteliğinde olduğundan erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/926 esas, 2016/36 sayılı kararı ile "...denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrı yazısına ilişkin tebligatın, sanık cezaevindeyken 08/12/2014 tarihinde annesine yapıldığı için usulsüz olup kovuşturma şartı gerçekleşmediği..." gerekçesiyle, “kamu davasının durmasına” karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkarılan tebligatın, cezaevinde olduğu 08/12/2014 tarihinde annesine yapıldığı için geçersiz olduğundan bahisle durma kararı verilmiş ise de, dosya içinde mevcut Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 19/08/2016 tarihli müddetnamesi ile sanığın 05/12/2014 tarihinde cezaevine girip 1 gün sonra
06/12/2014 tarihinde cezaevinden çıktığı nazara alındığında, 08/12/2014 tarihinde birlikte yaşadığı annesine yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/926 esas, 2016/36 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında;...Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır. " hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda şüpheli hakkındaki Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/08/2016 tarihli müddetnamesine göre, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için şüpheliye gönderilen çağrı kağıdının tebliğ edildiği 08.12.2014 tarihinde şüphelinin ceza infaz kurumunda bulunmadığı gibi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 21/11/2014 tarihinde tebliğ edilmesini ve 29.12.2014 tarihinde denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne başvurmasını müteakip, erteleme süresi zarfında yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması karşısında TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşulları oluştuğu anlaşıldığından, sanık hakkında yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, durma kararı verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/926 esas, 2016/36 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.