(5237 S. K. m. 191) (5320 S. K. Geç. m. 7)
Adalet Bakanlığı'nın, 05/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ceza tertibine yer olmadığına dair İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/06/2015 tarihli ve 2014/431 esas, 2015/178 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16/01/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
Sanığın 02.12.2014 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama sonucunda, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı, ancak sanığın adli sicil kaydına göre bu suçu daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresinde işlemiş olduğundan bahisle yeni bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile ceza tertibine yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanık ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2014 tarihli ve 2014/105635 soruşturma, 2014/40320 esas, 2014/2214 numaralı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu değil, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak vasfında olduğu ancak sabıka kaydında uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğu, suç tarihinde eylemin tedbirin ihlali niteliğinde olduğu anlaşıldığından bahisle Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmak üzere ceza tertibine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, dosyada mevcut sanığa ait sabıka kaydı incelendiğinde sanık hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı, 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, adli sicil kaydına göre daha önce hakkında aynı suç nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/06/2015 tarihli ve 2014/431 esas, 2015/178 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi: TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191. maddesinin 8. fıkrasında, 188 veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi öngörülmüş; 191. maddenin 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." denmiştir.
Belirtilen hükümlere göre, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı yürütülen yargılama sonucunda, değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun kabulü halinde CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunludur.
Somut olayda, sanık hakkında TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın adli sicil kaydında daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı halde sehven bulunduğu kabul edilip, yargılama konusu suçu daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresinde işlemiş olduğundan bahisle yeni bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile ceza tertibine yer olmadığına dair karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, sanık lehine olarak verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi bu yönü ile kabul edilmiştir.
D) Karar: Açıklanan nedenlere göre; İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/06/2015 tarihli ve 2014/431 esas, 2015/178 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası ile 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy