Adalet Bakanlığı'nın, 19/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...’ün mahkûmiyetine ilişkin Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararı ile; 6545 sayılı Kanun’a göre uyarlama yapılması talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 15/06/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 31/01/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 08/09/2013 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/03/2014 tarihli ve 2013/1244 esas, 2014/549 sayılı kararı ile kararının kesinleşmesini müteakip infazına başlandığı
2- Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının ihbar edilmesi üzerine, sanık hakkında yargılamaya devam edilerek, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği,
3- Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın durumunun 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’a göre yeniden değerlendirilerek uyarlama kararı verilmesinin talep edilmesi üzerine, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/06/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı ek kararı ile uyarlama talebinin reddine karar verildiği,
4- Bu aşamada sanığın 6.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli kararına yönelik verdiği 27.07.2016 tarihli temyiz dilekçesinin, 15/06/2016 tarihli uyarlama talebinin reddine dair ek karara yönelik itiraz dilekçesi olduğu değerlendirilek yapılan incelemede, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararı ile itiraz kabul edilerek, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’a göre uyarlama yapılması gerektiği gerekçesi ile 15/06/2016 tarihli uyarlama talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “1- Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararının incelenmesinde; Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararında, 28/06/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler gözetilerek inceleme yapıldığının anlaşılmış olması karşısında, anılan kararın kesinleşmesini müteakip, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında hükümlü hakkında tekrar uyarlama yargılamasının yapılamayacağı gözetilmeden itirazın bu yönden reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2- Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararının incelenmesinde; sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ilam bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yer olmadığına karar verilmiş ise de, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” biçimindeki düzenleme karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğuran karma bir yapıya sahip olması gözetildiğinde, kanun değişikliği öncesi dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca lehe değerlendirme yapılması gerektiği, sanık hakkındaki yargılama konusu suç tarihi 08/09/2013 olup, 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş bir suç olduğu cihetle, suç tarihi itibari ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir hal olmadığı, sonradan yapılan yasal değişikliğin sanık aleyhine yorumlanamayacağı gözetilmeden karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." denilerek, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararının ve Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
1- Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararına yönelik kanun yararna bozma talebinin incelenmesi:
Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2016 tarihli kararında, hakkında daha önce 27/03/2014 tarihli kararla hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymayan sanık hakkında yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu ve “sanığın adli sicil kaydında yer alan eski hükmün açıklanmasınının geri bırakılması kararları nedeniyle ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmadığı” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece 6545 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” biçimindeki düzenleme uyarınca değil, adli sicil kaydı değerlendirilerek takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından ve mahkemenin takdiri ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin hususlar kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna konu olamayacağından, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararna bozma talebinin incelenmesi:
Sanığın 08/09/2013 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27/03/2014 tarihli ve 2013/1244 esas, 2014/549 sayılı kararının infazı esnasında, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının ihbar edilmesi üzerine mahkemesince dosya yeniden ele alınarak yargılamaya devam edildiği ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun hükümleri değerlendirilerek sanık hakkında hüküm kurulduğu, bu kapsamda sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/3. maddede “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle daha önce hakkında denetimli serbestlik ve tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden sanık bakımından 6545 sayılı Kanun ile getirilmiş lehe bir durum bulunmamaktadır ve yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması yasaya uygundur.
Ayrıca mahkemece sanığın durumu 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi bakımından da değerlendirilmiş ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden araştırma yapılarak sanığın yargılama konusu olan 08/09/2013 tarihli suçu daha önce verilmiş bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı esnasında işlemediği tespit edilmiştir. Bu duruma göre anılan madde gereğince kamu davasının düşmesine karar verme koşulları da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen 16/02/2016 tarihli kararda zaten 6545 sayılı Kanun’un lehe hükümlerinin uygulanma koşulları değerlendirilerek karar verilmiş olduğundan, yeniden uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair 15/06/2016 tarihli ek karara yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yasaya aykırıdır. Dolayısıyla uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair 15/06/2016 tarihli ek karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebi bu nedenlerle yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre,
1- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2014/1277 esas, 2016/156 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2- Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/06/2016 tarihli uyarlama talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/08/2016 tarihli ve 2016/817 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,
12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.