Adalet Bakanlığı'nın, 22/02/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/03/2016 tarihli ve 2016/123 esas, 2016/72 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2016 tarihli ve 2016/233 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 28/02/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
Sanık ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.02.2016 tarihli ve 2015/15793 soruşturma, 2016/9777 esas, 2016/933 numaralı iddianamesi ile hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi kapsamında uyuşturucu ticareti yapmak suçundan cezalandırılması için açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanmak olarak nitelendirilerek hakkında TCK’nın 191/2-3-4-5. maddesinin tatbiki ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilişkin İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/03/2016 tarihli ve 2016/123 esas ve 2016/72 karar sayılı kararına karşı İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından, yargılama ve toplanan delillere nazaran sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 188. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde ticareti yapma kapsamında kaldığından bahisle yapılan itiraz üzerine, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2016 tarihli 2016/233 değişik sayılı kararıyla itirazın işin esası incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, " 1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının var olup olmadığına ilişkin olarak ceza miktarı, adli sicil kaydı ve somut zarar bulunmamasına ilişkin sınırlı bir inceleme yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şekli olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında, itiraz mercii İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince işin esası hakkında da inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,
2-Sanık hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2016/123 esas ve 2016/72 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilebilecek bir hükmün bulunmadığı anlaşılmakla, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği,
Gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2016 tarihli ve 2016/233 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/04/2016 tarihli ve 2016/233 değişik iş sayılı kararına karşı daha önce Adalet Bakanlığı'nın 21/06/2016 tarihli yazısı ile kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu ve dosyanın gönderildiği Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 05/12/2016 tarihli, 2016/2600-5739 sayılı kararı ile tespit edilen eksikliğin giderilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edildiği anlaşıldığından, 6572 sayılı Kanun ile değişik Yargıtay Kanunu'nun 27. maddesi hükmü ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 20.01.2017 tarih ve 2017/1 sayılı kararının Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü Ortak Hükümler 4. maddesinde yer alan "Ceza Daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderilen işleri sonuçlandırır." hükmüne göre, işin incelenmesi Yargıtay 20. Ceza Dairesi'ne ait olmakla Dairemizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kanun yararına bozma talebinin incelenmesi Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVLİ OLMADIĞINA, dosyanın görevli Yargıtay 20. Ceza Dairesi'ne sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy