Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanığın yokluğunda verilen 06/12/2007 tarihli 2006/946 esas ve 2007/1217 karar sayılı denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın incelemesinde; kanun yoluna başvuru süresinin tebliğ ve tefhimden itibaren başlayacağı belirtilerek sanığın yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği; kesinleşmeyen karara ilişkin 14/04/2009 tarihli hükmün hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, sanığın 17/04/2009 tarihli kanun yoluna başvurma dilekçesinin 06/12/2007 tarihli hükmolunan denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 05/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy