Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanığın yüzüne karşı verilen 10/04/2008 tarihli 2007/1239 esas ve 2008/392 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararda; başvurulacak kanun yolu mercii ile başvuru süresinin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle kararın usulüne uygun kesinleşmediği; kesinleşmeyen karara ilişkin 19/10/2010 tarihli hükmün hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, sanığın 09/12/2010 tarihli kanun yoluna başvurma dilekçesinin 10/04/2008 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemiz tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 26.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy