Adalet Bakanlığı'nın, 08/03/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/11/2016 tarihli ve 2016/227 esas, 2016/37 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/12/2016 tarihli ve 2016/889 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 15/03/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 03.11.2014 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; ayrıca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar uyuşturucu madde kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edildiği, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edildiği,
2- Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi üzerine, şüpheli hakkındaki kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılması isteğiyle kamu davası açıldığı,
3- Yapılan yargılama sonucunda Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/11/2016 tarihli ve 2016/227 esas, 2016/37 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
4- Cumhuriyet savcısı tarafından, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme koşulu gerçekleşmeden dava açılmış olduğu, ayrıca 6545 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçeleri ile bu karara itiraz edildiği,
5- Mercii Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/12/2016 tarihli ve 2016/889 değişik iş sayılı kararı ile, sanık hakkında TCK’nın 192/4. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğinden bahisle, itirazın farklı gerekçe ile kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
6- Bunun üzerine Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, olayda etkin pişmanlık şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile mercii kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının ihbar edildiği,Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle davanın yeniden görülmesi talebi ile itiraz edildiği, merci kararında ise sanığın henüz hakkında soruşturma yapılmadan önce tedavi amacıyla hastaneye başvurduğu gerekçesi ile itiraz kabul edilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 192/4. maddesinin ''Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.'' şeklinde olduğu, sanığın ve sanığın annesinin 04/11/4014 tarihli ifadelerinde belirttiği üzere sanık ...'un evde uyuşturucu kullandıktan sonra fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı, bu hali ile sanığın resmi makamlardan veya sağlık kuruluşları başvurarak bizzat tedavi edilmeyi istemediği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/12/2016 tarihli ve 2016/889 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Dosya kapsamına göre, 03.11.2014 tarihinde gece saatlerinde evinde uyuşturucu madde kullanan sanığın fenalaşması üzerine aynı evde bulunan annesi tarafından hastaneye götürüldüğü, hastane görevlilerinin adli vaka olarak durumu polise bildirmesi üzerine soruşturma başlatılarak yukarıda anlatıldığı şekilde sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma yapıldığı anlaşılmakla, 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 192/4. maddesinde yer alan “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenmenin sanık lehine uygulanma imkanı bulunmadığı, zira sanığın tedavi ettirilmesi için kendisinin bir talebi bulunmadığı, olay günü uyuşturucu kullanıp fenalaşması üzerine annesi tarafından hastaneye götürüldüğü ve burada da durumun polise intikal ettirilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı cihetle, bu şekilde gerçekleşen olayda 192. maddenin 4. fıkrasında arandığı şekilde bir tedavi ettirilme talebi bulunmadığı anlaşıldığından, “sanık hakkında TCK’nın 192/4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği” şeklindeki gerekçe ile itirazın kabul edilmesi yasaya aykırıdır.
Bununla birlikte, sanık yargılama konusu olan 03.11.2014 tarihli uyuşturucu madde kullanma suçunu adli sicil kaydında yer alan tehdit ve hakaret suçlarından verilmiş Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresinde işlemiş olduğundan, suç tarihi itibari ile yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi gerekirdi. Sanık soruşturma aşamasında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar ettiğinden hakkında kamu davası açıldığı cihetle 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle, her ne kadar mahkemece hüküm fıkrasında 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1 ve 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği yazılmış ise de, mahkemece genel hükümlere göre CMK’nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda da yukarıda açıklandığı üzere 6545 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca, yargılama konusu suçu önceki bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresinde işlemiş olan sanık hakkında genel hükümlere göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi de yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Bu nedenlerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın, “sanık hakkında TCK’nın 192/4. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği” şeklindeki dosya kapsamına ve yasaya aykırı gerekçe ile değil, “6545 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği” gerekçesi ile kabul edilmesi gerekirdi. Kanun yararına bozma talebi bu nedenle değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/12/2016 tarihli ve 2016/889 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy