Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Değişen suç vasfına göre ''kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma'' suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin açıkça gösterilmesi gerektiğinden, sanığın yüzüne karşı verilen 24/11/2009 tarihli hükümde; temyiz süresinin başlangıcının tefhim tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmemesi nedeniyle yasa yolu bildirimi yanıltıcı ve usulsüz olduğundan, sanık ...’ın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki "ret" düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Karar tarihinden, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA; bozma sebebine göre 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy