Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : a- Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar için)
b- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (sanıklar ...,..., ..., ... ve ... için)
Hüküm : a- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve... için uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
b- Sanık ... için uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat
c- Sanıklar ..., ...,..., ... ve... için kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
Beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteğinin REDDİNE,
B) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... için kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Suçun işlendiği 07/02/2005 tarihinden itibaren, inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK'nın 102. maddesinin 4. fıkrası ve 104. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen 7 yıl 6 aylık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
C) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve... için uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi :
1- 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “Suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olaya bakıldığında; sanıkların örgüt oluşturmak için sayısal yeterlikte olduğu anlaşılmakta ise de, suç işleme amacı etrafında hiyerarşik bir yapılanma ve suç işleme iradelerinde devamlılık saptanmamıştır.
Açıklanan durum karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesi ile 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasının koşullarının bulunmadığı, sanıkların eyleminin bireysel nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi yerine 765 sayılı TCK hükümleri uygulanarak hüküm kurulması,
2- Sanık ...’in beyanlarıyla diğer sanıkların suçunu ortaya çıkardığı ve yakalanmalarını sağladığının anlaşılması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ...,..., ..., ... müdafileri ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 1. nolu bozmanın hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeyen diğer sanık ...’a CMUK’nın 325. maddesi gereğince SİRAYETİNE, sanık ... hakkındaki hüküm infaza verilmiş ise İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu mahkûmiyet hükmü nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına,
24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.