Adalet Bakanlığı'nın, 19/12/2016 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşmesine ilişkin İzmir 3. Çocuk Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2015 tarihli ve 2008/213 esas, 2009/154 sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05/01/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 01.03.2008 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle TCK'nın 191/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 3. Çocuk Mahkemesi'nin 26/03/2009 tarihli ve 2008/213 esas, 2009/154 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı,
2- Hükümlünün, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ihbarda bulunulması üzerine, mahkemece dosya yeniden ele alındığı ve sanığın yargılama konusu 01.03.2008 tarihli suçu daha önce başka bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle hakkında verilmiş olan İzmir 7. Çocuk Mahkemesi'nin 11/01/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlemiş olduğundan bahisle, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi gereğince İzmir 3. Çocuk Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2015 tarihli ve 2008/213 esas, 2009/154 sayılı ek kararı ile TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "28/06/2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi değiştirilmiş olup; yapılan değişiklikle madde, "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlenmiş,
Yine anılan Kanun'un 85. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a geçici 7. madde eklenerek; "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklindeki düzenlemeyle, bu suç kapsamında görülmekte olan davalarda nasıl bir yol izleneceğine ilişkin tereddütler giderilmek istenmiş olmakla,
İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 26/03/2009 tarihli ve 2008/213 esas, 2009/154 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca mahkumiyete hükmedilmiş olduğu ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı kuralı da göz önüne alındığında, kesinleşmiş mahkumiyetlere ilişkin herhangi bir düzenleme içermeyen 6545 sayılı Kanun uyarınca yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." denilerek, İzmir 3. Çocuk Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2015 tarihli ve 2008/213 esas, 2009/154 sayılı ek kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın İzmir 3. Çocuk Mahkemesi'nin 26/03/2009 tarihli kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca hapis cezası ile birlikte hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının ihbar edilmesi üzerine, mahkemece 07.12.2015 tarihinde dosya yeniden ele alınmış ve suç tarihinde yürürlükte olan aynı maddenin 7. fıkrasına göre hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi sanık aleyhine olacağından bahisle 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca değerlendirme yapılarak; sanığın yargılama konusu olan 01.03.2008 tarihli suçu daha önce başka bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle hakkında verilmiş olan İzmir 7. Çocuk Mahkemesi'nin 11/01/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlemiş olduğundan bahisle, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Ancak; sanığın adli sicil kaydında yer alan İzmir 7. Çocuk Mahkemesi'nin 11/01/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı genel hükümlere göre CMK’nın 231. maddesine göre verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı değildir. Bu nedenle, genel hükümlere göre CMK’nın 231. maddesine göre verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmiş olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin davanın 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenlemeye istinaden düşürülmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.
Bununla birlikte, sanık hakkında yargılama konusu olan 01.03.2008 tarihli suç bakımından daha önce tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadığı, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği anlaşıldığından, mahkemece 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra 07.12.2015 tarihli kararla yapılan değerlendirme esnasında öncelikle sanığın kanun yararına bozma talebine konu olan suçu, aynı nitelikte başka bir suç nedeniyle daha önce TCK’nın 191. maddesi uyarınca verilmiş bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle daha önce tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, karardan önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebi bu değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; kamu davasının düşmesine ilişkin İzmir 3. Çocuk Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2015 tarihli ve 2008/213 esas, 2009/154 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 06.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.