Adalet Bakanlığı'nın, 23/12/2016 tarihli yazısı ile kenevir ekme suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşmesine ilişkin Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/06/2016 tarihli ve 2006/324-338 sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05/01/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 21.07.2006 tarihinde işlediği iddia edilen kenevir ekme suçuna ilişkin yapılan yargılama sonucunda 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un 23/son ve TCK'nın 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30/11/2006 tarihli ve 2006/324-338 sayılı kararının yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği,
2- Hükümlünün 11.04.2016 tarihli dilekçe ile kamu davasının ortadan kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda, sanığın denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemediğinden bahisle Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2016 tarihli ve 2006/324-338 sayılı ek kararı ile «kamu davasının düşmesine» karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/8. maddesinde yer alan "Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulama imkanı olmayan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/10 ve 223/8. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararının ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/06/2016 tarihli ve 2006/324-338 sayılı ek kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın cezasının TCK’nın 51. maddesinin 1. fıkrasına göre ertelendiği ve 3. fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlendiği anlaşılmakla, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemeyerek iyi halli olduğu anlaşılan hükümlünün erteli cezasının, 51. maddenin 8. fıkrasında yer alan “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenleme gereğince infaz edilmiş sayılması gerekirken, davanın düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; kamu davasının düşmesine ilişkin Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23/06/2016 tarihli ve 2006/324-338 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.