Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesine uyarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne müracaat ettiği ve kendisine burada yazılı olarak yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edildiği, ancak daha sonra 04/09/2012 tarihinde görüşmesine gelmeyerek yükümlülüklerine aykırı davranması üzerine uyarılmasına karar verilerek gönderilen uyarı müzekkeresinin 10/10/2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın uyarı yazısının gereklerini yerine getirmemesi üzerine de 05/03/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesine göre, iki ayrı uyarıya rağmen iki ayrı ihlal yapmak suretiyle yükümlülüklere uymamada ısrar etme fiili gerçekleştiğinden denetimli serbestlik dosyasının kaydının kapatıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında bozma ilamından önce verilen 6000 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve bunun kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, hüküm açıklanırken sanık hakkında hükmedilen cezanın hapis cezası olarak bırakılması ve buna bağlı olarak TCK'nın 53. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma
yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 2 numaralı bölümüne “10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere “ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 6000 TL olarak belirlenmesine ve infazın da buna göre yapılmasına” ibaresinin yazılması ve TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy