Adalet Bakanlığı'nın, 16/12/2016 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına ilişkin Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2016 tarihli ve 2016/189 esas, 2016/416 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 01/03/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 16/02/2014 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 15/04/2014 tarihli ve 2014/187 esas, 2014/582 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
2- Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının ihbar edilmesi üzerine yargılamaya devam edilerek, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/11/2014 tarihli ve 2014/528 esas, 2014/193 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
3- Ancak sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlediği iddia edilen yeni bir kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararı verildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2016 tarihli ve 2016/189 esas, 2016/416 sayılı kararı ile hüküm açıklanarak, sanığın TCK’nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ayrıca aynı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
2- Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, verilen hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2016 tarihli ve 2016/189 esas, 2016/416 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Nüfus kaydına göre 01/02/1997 doğumlu olan sanığın suç tarihi olan 16/02/2014 tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmadığı ve adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşıldığından, TCK’nın 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası birinci fikrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki özel düzenleme uyarınca, somut olayda hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olduğundan, 6 ay 20 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesine aykırı olarak seçenek yaptırıma çevrilmemesi ve TCK’nın 53/4. maddesine aykırı olarak hak yoksunluğuna hükmedilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2016 tarihli ve 2016/189 esas, 2016/416 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak;
1- Hüküm fıkrasında yer alan “sanığın 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere,
“Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak TCK'nın 50/1-a, 3 ve 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20 TL'den paraya çevrilerek 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”
Şeklindeki paragrafın EKLENMESİNE,
2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA,
3- Hükmün bu şekilde infazına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,
05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy