Adalet Bakanlığı'nın, 08/05/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...'nın, mahkûmiyetine ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/10/2017 tarihli ve 2016/580 esas, 2017/576 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16/05/2018 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 06/01/2016 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/10/2017 tarihli ve 2016/580 esas, 2017/576 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
2- Tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine mahkemece 25/01/2018 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1. maddesinde "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." hükmünün yer alması karşısında, somut olayda sanığa atılı suçun 06/01/2016 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli 2015/648 esas, 2016/363 sayılı ilamın ise suç tarihinden sonra 03/11/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilamın tekerrüre esas alınmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." denilerek, Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/10/2017 tarihli ve 2016/580 esas, 2017/576 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Yargılama konusu olayda suç tarihinin 06/01/2016 olduğu, Mahkemece tekerrüre esas alınan Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/05/2016 tarihli ve 2015/648 esas, 2016/363 sayılı ilâmının kesinleşme tarihinin ise 03/11/2016 olduğu, bu durumda tekerrüre esas alınan ilam suç tarihinden sonra kesinleşmiş olduğundan, TCK’nın 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, bu ilamın tekerrüre esas alınmasının mümkün olmadığı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilam da bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar : Açıklanan nedenlere göre, Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/10/2017 tarihli ve 2016/580 esas, 2017/576 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın ÇIKARILMASINA, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 12.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy