Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanık hakkında Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarihli ve 2013/177- 2013/261 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2016 tarihli ve 2014/4495 - 2016/232 sayılı kararı ile bozulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 07.03.2016 tarihli ve 2013/264690 sayılı yazı ile Dairemizin bozma kararına itiraz edildiği, Dairemizin 25.04.2016 tarihli ve 2016/1264 - 2016/1335 sayılı kararı ile itiraz yerinde görülmeyerek dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2018 tarihli ve 2016/10-940 - 2018/617 sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilip Dairemizin 26.01.2016 tarihli ve 2014/4495 - 2016/232 sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün esasının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine gereği düşünüldü:
Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; diğer sanık ...’un yüzüne karşı verilen 07/06/2013 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde “tefhim ve tebliğinden itibaren” başlayacağının belirtildiği ve kararın tebliğ de edilmediğinin anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın diğer sanık ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilip temyiz dilekçesi vermesi halinde dilekçenin de bu dosya içerisine konulmak suretiyle, eksikliğin giderilmesinden sonra tekrar gönderilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy