T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığının, 18/09/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...’ın beraatine ilişkin Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli ve 2018/140 esas, 2018/640 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/09/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- 27/08/2011 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle sanık hakkında Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 tarihli ve 2012/129 esas, 2012/1040 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 30/05/2012 tarihinde kesinleştiği,
Tedbirin infazının 11/07/2012 - 18/12/2013 tarihleri arasında tamamlandığı, ancak Mahkemesince düşme kararı verilmediği,
2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise sanık hakkında, 14/10/2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 30/12/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
Ancak sanığın erteleme süresi zarfında 13/12/2017 tarihinde tekrar uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda erteleme kararı kaldırılarak 18/01/2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli ve 2018/140 esas, 2018/640 sayılı kararıyla “14/10/2013 tarihindeki eylemin müstakil suç olmayıp Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 tarih ve 2012/129-1040 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararına muhalefet eylemi olduğu” gerekçesiyle sanığın beraatine ve “gereğinin takdir ve ifası için Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına” karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 14/10/2013 ve 13/12/2017 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2018 tarihli ve 2014/34916 soruşturma, 2018/1061 esas, 2018/752 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda mahkemesince sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmiş ise de;
1- 14/10/2013 tarihinde işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçun suçu yönünden yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 17/04/2019 tarihli ve 2015/16086 esas, 2019/2409 karar sayılı ilâmında, " Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”karar verilmesinde zorunluluk bulunması,..." şeklinde belirtildiği üzere,
Somut olayda, evvelce ilk defa 27/08/2011 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 tarihli ve 2012/129 esas, 2012/1040 sayılı kararının verilmesini takiben, 11/07/2012 - 18/12/2013 tarihleri arasında Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce anılan kararın infazının gerçekleştirilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan sanık hakkında kayıtların kapatılarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığına 25/12/2013 tarihli ve 2012/600 DS sayılı yazı ile bildirimde bulunulduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" şeklindeki düzenlemeye nazaran, dosyaya konu, hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 30/12/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen 14/10/2013 tarihli ikinci suçun, 27/08/2011 tarihinde işlenen ilk suç nedeniyle uygulanan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlendiği, kovuşturma şartının ortadan kalktığından bahisle, 14/10/2013 tarihli aynı suçtan sanık hakkında ayrıca soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı cihetle, söz konusu suç yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 13/12/2017 tarihinde işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçun suçu yönünden yapılan incelemede;
18/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 2. fıkrasında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği nazara alındığında, hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı verilen ancak sanık tarafından 27/08/2011 tarihinde işlenen ilk suç nedeniyle hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlendiği anlaşılan, ayrıca soruşturma ve kovuşturma yapılamayacak olan 14/10/2013 tarihli ikinci suçtan sonra sanığın işlediği iddia edilen 13/12/2017 tarihli suçun, anılan Kanun değişikliğini müteakip işlendiği de gözönüne alınmak suretiyle müstakil suç kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesindeki düzenlemelerin sanık hakkında uygulanabilmesi için, anılan suç yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." denilerek, Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli ve 2018/140 esas, 2018/640 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
27/08/2011 tarihli ilk suça ilişkin verilmiş olan Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının 11/07/2012 - 18/12/2013 tarihleri arasında yapıldığı, ancak Mahkemece henüz düşme kararı verilmediğinin anlaşılması karşısında,
Bu durumda artık 14/10/2013 tarihli ikinci suçun ilk suçtan verilen tedbirin ihlali niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi için, ikinci suça ilişkin yargılama yapan Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesince, Konya (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, “14/10/2013 tarihindeki eylemin müstakil suç olmayıp Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 tarih ve 2012/129-1040 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararına muhalefet eylemi olduğu” gerekçesiyle “beraat” kararı verilmesi yasaya aykırı olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle kabul edilmiştir.
Ayrıca, 14/10/2013 tarihli ikinci suçun ilk suçtan verilen tedbirin ihlali niteliğinde olması halinde, 13/12/2017 tarihli üçüncü suç bakımından ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasına yasal engel kalmayacağından, gerekli soruşturma işlemlerinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılması mümkün görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; sanığın beraatine ilişkin Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2018 tarihli ve 2018/140 esas, 2018/640 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası ile 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.