İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme: ...4. Çocuk Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
12/06/2014 tarihli celsede gerekçesi açıklanmak suretiyle sanık hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmekle tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma günü için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir. Denetimli serbestlik kararına uyulmadığına dair üst yazı ekli, CMK'nın 195. maddesi şerhini içeren davetiyenin, sanığın aynı zamanda bilinen son adresi olan MERNİS adresinde tebliğ edildiği ancak ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına dair ibare olmaması nedeniyle, tebliğin usulsüz olduğu anlaşıldığından, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye usulüne uygun tebliğ edilmeden ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de; sanık hakkında 12.06.2014 tarihinde verilip 30.06.2014 tarihinde kesinleşen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazı için ...Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen 20.08.2014 tarihli çağrı yazısı tebliğ mazbatasının düzenlendiği tarihte geçerli olan 05.03.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinde çocuk olan sanıkla ilgili çağrı yazısının sanığın velisi adına düzenlenip velisi adına tebliğe çıkarılacağına dair bir hüküm olmadığından, çağrı yazısının bizzat sanık adına düzenlenip sanık adına tebliğe çıkarılması gerekirken, velisi adına düzenlenip tebliğe çıkarılması usulsüz olup, bu tebliğden sonra sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği ileri sürülerek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkındaki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 26.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.