T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığının, 30/09/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...'un mahkûmiyetine dair Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ve 2015/658 esas, 2017/1038 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 09/10/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
Sanık hakkında 15/12/2014 tarihinde işlediği iddia edilen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğundan bahisle Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ve 2015/658 esas, 2017/1038 sayılı kararıyla TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297/2. maddesinde tanımlanan infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan Foça Cumhuriyet Başsavcılığının 07/07/2015 tarihli ve 2014/21956 soruşturma, 2015/484 esas, 2015/477 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, anılan Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın fiilinin münhasıran anılan Kanun'un 191/1. maddesindeki suçu oluşturduğundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanılmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ve 2015/658 esas, 2017/1038 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 1. fıkrasına göre, ancak temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ya da hükümler hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğinden, öncelikle hükmün kesinleşip kesinleşmediği yönünden yapılan incelemede,
Kanun yararına bozulması istenilen 26/10/2017 tarihli gerekçeli kararın tebliği 05/01/2018 tarihinde sanığın MERNİS adresinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılarak herhangi bir kanun yolu başvurusu olmaması üzerine 05/01/2018 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmışsa da, UYAP sorgulamasına göre sanığın tebligat tarihinde İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, yapılan tebligatın geçerli olmadığı, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, usulsüz tebligat nedeniyle hüküm henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma talebi yerinde değildir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre, Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ve 2015/658 esas, 2017/1038 sayılı kararına ilişkin bu aşamada yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.