Adalet Bakanlığının, 14/01/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2011 tarihli ve 2006/1408 esas, 2008/521 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2017 tarihli ve 2017/1280 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/01/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 22/09/2006 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 191/6. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/04/2008 tarihli ve 2006/1408 esas, 2008/521 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı,
2- Hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirdiği gerekçesiyle, Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2011 tarihli ve 2006/1408 esas, 2008/521 sayılı ek kararı ile TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği,
3- Cumhuriyet savcısınca bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu ancak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 16/10/2017 tarihli ve 2017/3951 esas, 2017/5135 sayılı ilamı ile, düşme kararının temyiz değil itiraz yoluna tabi olduğu belirtilmek suretiyle dosyanın incelenmeksizin iade edildiği,
4- İtiraz incelemesini yapan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2017 tarihli ve 2017/1280 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2017 tarihli ve 2017/1280 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Hükümlü hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2011 tarihli ve 2006/1408 esas, 2008/521 sayılı ek kararına yönelik temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 16/10/2017 tarihli ve 2017/3951 esas, 2017/5135 sayılı ilamı ile düşme kararının temyiz değil itiraz yoluna tabi olduğu belirtilmek suretiyle dosyanın incelenmeksizin iade edildiği anlaşıldığından, 6572 sayılı Kanun ile değişik Yargıtay Kanununun 27. maddesi hükmü ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2018 tarihli ve 2018/1 sayılı kararının Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü Ortak Hükümler 4. maddesinde yer alan "Ceza Daireleri, yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderilen işleri sonuçlandırır." hükmüne göre, işin incelenmesi Yargıtay 20. Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kanun yararına bozma talebinin incelenmesi Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVLİ OLMADIĞINA, dosyanın görevli Yargıtay 20. Ceza Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 25.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy