T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığının, 30/10/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli ve 2018/539 esas, 2019/135 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/11/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, daha önce 20/06/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 09/07/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
Ancak sanığın erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda erteleme kararı kaldırılarak 27/07/2016 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli ve 2016/409 esas, 2016/660 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
2- Daha sonra kanun yararına bozma talebine konu olan 10/02/2018, 25/03/2018 ve 08/04/2018 tarihli suçlar bakımından yapılan soruşturma sonucunda, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 24/07/2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Ancak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli ve 2018/539 esas, 2019/135 sayılı kararıyla, “TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden dava açılma koşulu bulunmadığı” gerekçesiyle “kamu davasının durmasına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 20/06/2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 09/07/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, daha sonra denetim süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullanması sebebiyle hakkında 27/07/2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli ve 2016/409 esas, 2016/660 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği ve anılan kararın 19/12/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın tekrar uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/07/2018 tarihli ve 2018/127342 soruşturma, 2018/35674 esas, 2018/29255 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığının anlaşıldığı,
İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli ve 2018/539 esas, 2019/135 sayılı kararı ile adı geçen sanığın, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/07/2018 tarihli iddianamesinde yer alan eylemlerine ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair karar verilmiş ise de,
İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 27/03/2015 tarihli ve 2015/184 sayılı yazısı ile sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle dosyasının kapatıldığının bildirilmiş olduğu, ayrıca 5 yıllık deneme süresinde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde satın alma eylemi sebebiyle yapılan yargılama üzerine İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli ve 2016/409 esas, 2016/660 sayılı kararı ile mahkûmiyetine hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 191/4. maddesinin;
“(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” ve 191/6. maddesinin;
"(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki hükümleri uyarınca açılan kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli ve 2018/539 esas, 2019/135 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği öngörülmüş, bununla birlikte maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar kanun yararına bozma talebine konu olan 10/02/2018, 25/03/2018 ve 08/04/2018 tarihli suçlar bakımından düzenlenen iddianamede, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden dava açılmasının gerekçesi olarak, sanık hakkındaki 06/05/2017 tarihli diğer bir suça ilişkin İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/551 esas sayılı davası gösterilmişse de, bu davada düşme kararı verilmiş olması nedeniyle kanun yararına bozma talebine konu olan suçlar bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden dava açılmasının gerekçesi olarak gösterilemeyeceği,
Bununla birlikte, sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli ve 2016/409 esas, 2016/660 sayılı ilamının incelenmesinde, 20/06/2014 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak tedbirin ihlal edilmesi sonucunda erteleme kararı kaldırılarak 27/07/2016 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anlaşılmış olup, bu hususun Mahkemece re’sen araştırılarak sanık hakkında daha önce başka bir suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmediği ve bu kararın ihlal edilmesi nedeniyle kamu davası açılmış olup olmadığının tespit edilmesi ve sanığın hukukî durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, kanun yararına bozma talebine konu olan 10/02/2018, 25/03/2018 ve 08/04/2018 tarihli suçlara ilişkin olarak “TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden dava açılma koşulu bulunmadığı” gerekçesiyle durma kararı verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2019 tarihli ve 2018/539 esas, 2019/135 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy