T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığının, 31/10/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2018/231 esas, 2018/358 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07/11/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında daha önce 26/10/2009 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/09/2010 tarihli ve 2010/2600 esas, 2010/1635 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği,
Tedbirin infazı sırasındsa sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığının bildirildiği ancak İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/04/2013 tarihli ve 2012/883 esas, 2013/673 sayılı kararıyla tedbirin devamına karar verildiği,
Bununla birlikte sanığın tedbirine uymadığı belirtilerek yeniden ihbarda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarihli ve 2014/93 esas, 2014/501 sayılı kararıyla sanığınTCK'nın 191/1 ve 62 maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 06/05/2014 tarihinde kesinleştiği,
2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise sanık hakkında, 09/12/2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı ancak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2018/231 esas, 2018/358 sayılı kararıyla, “eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ve daha önce İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesince verilmiş olan 15/04/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenmiş olduğu” gerekçesiyle TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca “kamu davasının düşürülmesine” ve “gereğinin takdir ve ifası için İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına” karar verildiği, kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanık hakkında yukarıda anılan gerekçe ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, anılan Kanun'un 191/4. maddesinde yer alan “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki ve 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenlemelere göre dosyaya konu suçun yeniden işlenmesi hâlinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaması için soruşturma aşamasında verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara bağlı olarak belirlenen denetim süresi içerisinde anılan suçun yeniden işlenmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın soruşturma aşamasında belirlenen denetim süresi içerisinde değil kovuşturma aşamasında İstanbul (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarihli ve 2014/93 esas, 2014/501 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara bağlı olarak belirlenen denetim süresinde atılı suçu işlediği anlaşıldığından, Mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2018/231 esas, 2018/358 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
26/10/2009 tarihli ilk suça ilişkin verilmiş olan Beyoğlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/09/2010 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlal edilmiş olması nedeniyle yargılamaya devam edilerek İstanbul 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarihli ve 2014/93 esas, 2014/501 sayılı kararıyla sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Bu durumda artık 09/12/2017 tarihli ikinci suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlali niteliğinde olduğu, ancak bu gerekçeyle düşme kararı verilemeyeceği, zira ilk suça ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun uyarınca verilmiş bir karar olmayıp genel hükümlere göre CMK’nın 231. maddesi kapsamında verilmiş olduğu, bu nedenle 09/12/2017 tarihli ikinci suça ilişkin olarak yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi, bu suçtan önce başka bir suçtan dolayı verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı yoksa TCK’nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise önceki hükmün açıklanması için gerekli ihbarın yapılması gerekirken, “15/04/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenmiş olduğu” gerekçesiyle TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca “kamu davasının düşürülmesine” karar verilmesi yasaya aykırı olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2018/231 esas, 2018/358 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy