T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığının, 31/10/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki davanın durmasına dair İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2018/788 esas, 2019/219 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/11/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 28/01/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak 21/06/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği,
Ancak sanığın erteleme süresi zarfında 03/11/2016 tarihinde tekrar suç işlediği gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılıp 29/03/2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/535 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise sanık hakkında, 18/02/2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak TCK'nın 191. maddesinin 6. fıkrası uyarınca şartları bulunmamasına rağmen 24/07/2018 tarihinde sehven kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ayrıca 08/06/2018 tarihinde işlediği iddia olunan diğer bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak yürütülen soruşturmanın da bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve bu suçlara ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilip ertelenme kararı re’sen kaldırılarak 27/11/2018 tarihinde kamu davası açıldığı,
Ancak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2018/788 esas, 2019/219 sayılı kararıyla “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usule aykırı olarak verilmiş bir karar olsa da herhangi bir kanuni dayanağı bulunmaksızın sanık aleyhine kaldırılmasının olanaklı olmadığı, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile başlatılmış olan denetimli serbestlik ve tedavi sürecinin devam ettirilmesi gerektiği, somut olayda kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği” gerekçesiyle “kamu davasının durmasına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 28/01/2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak veya kabul etmek suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29/03/2017 tarihli ve 2016/20675 soruşturma, 2017/11402 esas, 2017/9657 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/535 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesinde yer alan, "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme ve İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/152 esas sayısı ile kovuşturma olmasına rağmen, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu içerir 18/02/2018 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/07/2018 tarihli ve 2018/75784 soruşturma, 2018/3607 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi her ne kadar anılan Kanun'a uygun olmasa da, aynı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince sanık hakkında kamu davası açılmasından sonra tekrar aynı suçun işlendiği sabit olduğundan mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2018/788 esas, 2019/219 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK’nın 191. maddesinin 6. fıkrasında “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” şeklinde düzenleme yer aldığı,
İnceleme konusu olayda sanık hakkında daha önce 28/01/2016 tarihli suç bakımından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmiş olması nedeniyle erteleme kararının kaldırılıp 29/03/2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/535 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, bu nedenle kanun yararına bozma talebine konu 18/02/2018 tarihli suç bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin TCK’nın 191. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mümkün olmadığı halde sehven erteleme kararı verildiği, ancak daha sonra bu durumun fark edilerek Cumhuriyet savcısınca erteleme kararının re’sen kaldırılıp 27/11/2018 tarihinde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında,
Cumhuriyet savcısınca soruşturma aşamasında TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesin hüküm niteliğinde olmayıp sanık hakkında kazanılmış hak oluşturmayacağından, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçeyle durma kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2019 tarihli ve 2018/788 esas, 2019/219 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy