Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar: 1- Uyuşturucu madde ithal etme, (Sanık ... hakkında)
2- Uyuşturucu madde ticareti yapma, (Sanık ... hakkında)
Hüküm: Mahkûmiyet; 1- Değişen suç niteliğine göre "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan, (Sanık ... hakkında)
2-"Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan, (Sanık ... hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Temyiz incelemesi; sanıklar müdafilerinin isteği üzerine, duruşmalı olarak yapılmıştır.
A- Sanık ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre, gerekçeli kararın başlık kısmında, 11/01/2019 tarihli hüküm duruşmasına katıldığı ve esas hakkında mütalaa verdiği anlaşılan Cumhuriyet savcısı Hüseyin Türker (153556) yerine, Cumhuriyet savcısı İsmail Kök (174577)'ün isminin yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında TCK’nın 188/3, 4 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 26 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim uygulandığında, “21 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu “21 yıl 11 ay 10 gün ” hapis cezası belirlenmesi,
2- Lehe olan suç tarihindeki 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki düzenlemede, TCK’nın 188/4. maddesinin bir fıkra halinde düzenlendiği, (a) ve (b) şeklinde bentlerin bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun değişikliği ile getirildiği gözetilmeden, ele geçen maddenin “eroin” olması nedeni ile temel ceza üzerinden ½ oranında artırım uygulanırken, uygulama maddesinin,
“TCK’nın 188/4. maddesi” yerine, “TCK’nın 188/4-a maddesi” olarak gösterilmesi,
3- Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Hüküm fıkrasında, sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “21 yıl 11 ay 10 gün” ibaresinin çıkarılarak, yerine “21 yıl 10 ay 15 gün hapis” ibaresinin yazılması,
2- Sanık hakkında, uyuşturucu maddenin niteliğine ilişkin ½ oranında artırım uygulanan hüküm fıkrasında yer alan, “TCK’nın 188/4-(a)” ibaresinin çıkarılarak, yerine “TCK’nın 188/4.” ibaresinin yazılması,
3- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, re'sen de temyize tabi hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
B- Sanık ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanık hakkında “suç örgütüne üye olma” suçundan açılan kamu davasında, herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya kapsamından, sanığın 11/10/2012 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma” eylemine iştirak ettiği sabitse de; 28/08/2012 tarihli olayda ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ve bu olay nedeni ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanıkların eylemine iştirak ettiğine ilişkin, somut olgularla örtüşmeyen ve içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek, telefon konuşmaları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı; 01/12/2012 tarihli olay yönünden ise iddianamenin fiil anlatımında sanığa yönelik isnatta bulunulmadığı gibi, söz konusu olayda ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ve bu olay nedeni ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanıkların eylemine iştirak ettiğine ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nın 43. maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
2- (1) nolu bozma nedenine göre, sanığın işlediği sabit olan 11/10/2012 tarihli eyleminde, ele geçen 45.968 gram eroinin niteliği ile miktarına ve buna bağlı olarak suç konusunun önem ve değerine göre, temel cezanın alt sınır aşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel cezanın üst sınıra yakın olarak belirlenmesi,
3- Lehe olan suç tarihindeki 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki düzenlemede, TCK’nın 188/4. maddesinin bir fıkra halinde düzenlendiği, (a) ve (b) şeklinde bentlerin bulunmadığı, söz konusu düzenlemenin 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun değişikliği ile getirildiği gözetilmeden, ele geçen maddenin “eroin” olması nedeni ile temel ceza üzerinden ½ oranında artırım uygulanırken, uygulama maddesinin, “TCK’nın 188/4. maddesi” yerine, “TCK’nın 188/4-a maddesi” olarak gösterilmesi,
4- Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5- Kabule göre de; sanık hakkında TCK’nın 188/3, 4 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 26 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim uygulandığında, “21 yıl 10 ay 15 gün” hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu “21 yıl 11 ay 10 gün ” hapis cezası belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, suçun niteliği, tutuklu kalınan süre ve bozma sebebine göre sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine, 19/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 19.10.2020 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ....'in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ... ve ... müdafii Av. ...'ın yokluğunda ve sanık ... müdafii Av. ...'ın yüzüne karşı, 05.11.2020 tarihinde, açık olarak okunup anlatıldı.