Adalet Bakanlığının, 20/12/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...'nın mahkûmiyetine dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/456 esas, 2016/686 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/01/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 11/03/2015 tarihinde işlediği iddia edilen, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2- Tedbirin infazı esnasında sanığın tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/456 esas, 2016/686 sayılı kararıyla, TCK’nın 191/1, 191/10 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Sanık hakkında verilen sonuç cezanın 2 yıl 6 ay olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.” şeklindeki 51/1. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen hapis cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/456 esas, 2016/686 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkının bulunduğu için erteleme kararında şüphelinin bu karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebileceğinin belirtilmesi gerektiği, somut olayda ise ne soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiçbir aşamada sanığa bu hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı anlaşılmış olup, öncelikle bu hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/456 esas, 2016/686 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen sebeple kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 10.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.