MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/46 E., 2015/146 K.
SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: a. Mahkûmiyet (fikri içtima hükümleri uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan)
b. Ceza tertibine gerek olmadığına (2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: 1. (2313 sayılı Kanun'a aykırılık yönünden) bozma
2. (Uyuşturucu ticareti suçu yönünden) onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanunun 170/4. maddesinde de; "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez" düzenlemesine yer verilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu madde gereğince hangi fail ve fiil hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiil hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; iddianame içeriğinde sadece 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçu ile ilgili anlatım ile 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesi uyarınca cezalandırma istenildiği halde uyuşturucu madde ticareti suçu açısından bir dava olmadığı anlaşılmakla, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu da gözetilerek, yargılamaya konu eylemle ilgili 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye kısmen uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.