İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/19 E., 2016/46 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ...'nın soyut beyanı dışında aleyhinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, ...'nın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu beyan ederek, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi gereği etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/162 Esas, 2017/269 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 23.05.2015 ve iddianame tarihi 09.06.2015 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 20.11.2018 tarih ve 2018/4889 Esas, 2018/5315 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 31.05.2015 tarihli eylemi nedeniyle 11.09.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyasının aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; etkin pişmanlıkla ilgili 1 no'lu bozma sebebi de gözetilmek suretiyle ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.