MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/84 E., 2016/224 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/7244 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
UYAP üzerinden yapılan araştırmaya ve bağlantılı dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanık hakkında 23.12.2015 tarihli eylem nedeniyle 11.03.2016 tarihli iddianame ile "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan temyiz konusu davanın açıldığı; 20.01.2016 tarihinde işlediği iddia edilen eylemden
dolayı 22.03.2016 tarihli iddianame ile açılan davada, birlikte temyiz incelemesi yapılan Dairemizin 2021/7244 Esasında kayıtlı Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/212 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada, sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmış olup, söz konusu eylemlerin iddianame ve suç tarihleri itibari ile aralarında hukuki kesinti bulunmasa da, temyize konu 23.12.2015 tarihli olayda, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar ..., ... ve ...'in uyuşturucu maddelerle yakalanmalarının ardından, 24.12.2015 tarihinde adli arama kararına dayanılarak sanığın, ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçtiği; Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesi alındıktan sonra, adli kontrol talebi ile sevk edildiği Kırıkhan Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/145 sorgu sayılı 24.12.2015 tarihli kararıyla adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı dikkate alındığında, iki eylem arasında fiilî kesintinin oluştuğu, bağlantılı dosyaya konu 20.01.2016 tarihli eylem yönünden, suç işleme kararının yenilendiği, dolayısıyla sanık hakkında iki ayrı hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince 21.02.2007 tarih, 2006/637 Esas ve 2007/53 Karar sayısı ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin 11.04.2013 tarihinde kesinleşen ve 25.10.2017 tarihinde infaz edilen ilam, tekerrüre esas olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2. Hüküm fıkrasında, sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarına yer verilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı CGTİHK'nın 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması,
2. Hükmün adli para cezasının infazına ilişkin "Sanık adli para cezasını ödemediği takdirde..." ibaresi ile başlayan dördüncü paragrafının hükümden çıkarılması, yerine "5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına," ibaresinin yazılması,
Suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2026 tarihinde karar verildi.