MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/364 E., 2016/225 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, adli kolluk görevlisi olduğunun tespit edilmesi halinde sanığın üzerine atılı suçu
kabul etmemesi karşısında vicdani kanaat oluşturacak sayıda gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlilerin ve varsa fiziki takip yapan kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun çağrılarak kendilerine uyuşturucu madde veren kişinin sanık olup olmadığı ve olayın ne şekilde gerçekleştiği hususunda ayrıntılı beyanlarının alınması sonucuna göre delillerin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, tekerrüre esas olan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/157 Esas, 2010/376 Karar sayılı kararı ile verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası yanında, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/2 70... /661 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 ay hapis cezasının da tekerrüre esas alındığı belirtilerek hükümde karışıklığa ve tereddüte yol açılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.