MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/400 E., 2016/141 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis
cezası olarak değiştirildiği, esas hakkındaki mütalaanın verildiği ve hükmün kurulduğu 24.03.2016 tarihli son celsede sanık müdafiinin hazır bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 188/1. maddesinde "hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması" emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeksizin, hükmün kurulduğu celseye müdafiinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı CMK'nın 188/1. maddesine aykırı biçimde hüküm kurularak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddelerin, TCK'nın 54/4. maddesi yerine, uygulama fıkrası hatalı gösterilerek TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.