Mahkeme : BAKIRKÖY 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Temyiz incelemesi sanık ... müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle bu sanık yönünden duruşmalı; talebi bulunmayan diğer sanık ... yönünden duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin, “Sanık ... yönünden; 14/08/2015, sanık ... yönünden; 14/08/2018, 19/08/2014” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin "14/08/2018 " olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
A) Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Olay tutanağı, tanık anlatımları, diğer sanıkların beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, mahkemenin sanık ...'in suçunun sübut ve niteliğinin takdirine ilişkin gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ve ruhsatsız silah bulundurmaktan sanık hakkında açıladan davada verilen hüküm temyize konu bu davada bağlayıcı olmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile hükmün ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- 14/08/2018 ve 19/08/2014 tarihlerinde sanığın kiraladığı evlerde ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı bütünün parçaları olduğunun kabulünün gerektiği, bu haliyle eylemin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında, temel hapis ve adli para cezası belirlenirken, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütlere göre alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ve duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, hükmolunan sonuç ceza yönünden CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
22/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
22.06.2021 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Av. ...’nun yokluğunda, 01.07.2021 tarihinde, açık olarak okundu.