MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İTİRAZA KONU KARAR: Bozma
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 06.11.2024 tarihli ve 2024/3382 Esas, 2024/24801 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2025 tarihli ve KD-2024/22675 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen nitelikli hal için öngörülen iştirak ilişkisi "zorunlu iştirak" tir. Fıkra metnine göre, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Kanun iki şart öngörmüştür: Birincisi, en az üç failin bulunması; ikincisi ise iştirak iradesidir. Kanun'un aradığı iştirak iradesi ise TCK'nın 37. maddesi anlamında "birlikte faillik"tir.
Birlikte faillik için; failerin, birlikte suç işleme kararı almaları (veya sonradan aynı suç işleme kararına dahil olması) ve suçu oluşturan fiil üzerinde birlikte hâkimiyet kurmaları gerekmektedir. Suça katılan faillerin hepsinin aynı seçimlik hareketi gerçekleştirmesi şart olmamakla beraber, her bir failin katkısı suçu oluşturan eylemin olmazsa olmaz bir parçasını teşkil etmelidir. Her bir fail, ortak bir amaç doğrultusunda, eylemler üzerinde hâkimiyete sahip olmalıdır. Failler seçimlik hareketlerin herhangi biri ile suça katılması mümkündür. Seçimlik hareketin farklılığı birlikte faillik ilişkisini etkilemez. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda, bir failin, aynı olay içerisinde Kanun'da belirtilen seçimlik hareketlerden birisini gerçekleştirmiş olması aynı suç konusu üzerinde kendi aralarında aynı amaç doğrultusunda hareket eden diğer failler ile "birlikte faillik" kapsamında hareket ettiği anlamına da gelmez. Bu fail, diğer failler ile suçun konusu yönünden aynı amacı taşımıyorsa, diğer failler ile "birlikte fail" olarak sorumlu tutulamaz. Bu nedenle sadece kendi fiilinden sorumlu olur.
Somut olaya bakıldığında, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın aynı amaç doğrultusunda hareket ettikleri ve "birlikte faillik" ilişkisi içerinde oldukları, sanık ...'un ise diğer sanıkların suç konusu üzerinde gerçekleştirmek istedikleri amaçtan ayrı olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, sanık ...'un suça konu uyuşturucu madde ile gerçekleştirilmek istenen nihai hedef ile bir bağlantısının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, "birlikte fail" sıfatıyla suça katılmayan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin 1. cümlesinde yer verilen nitelikli halin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, Dairemizin itiraza konu olan kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 06.11.2024 tarihli ve 2024/3382 Esas, 2024/24801 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.03.2025 tarihinde karar verildi.