MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2902 E., 2025/2885 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 4/A maddesi uyarınca durdurma ve kimlik sorma yetkisine sahip polisin Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesinde bu yetkiyi kişilerin üzerlerini yoklama biçiminde kontrol yapabileceğinin belirtildiği, ayrıca bir arama kararı ya da yazılı arama emri alınmasına gerek bulunmadığı, nitekim sanığın üzerinde ele geçen terazi ve 2 paket uyuşturucu maddenin kaba üst yoklaması ile ele geçirilmesinin mümkün olduğu, olayın gerçekleşme şekli, ele geçen madde miktarı ve
uyuşturucu madde bulaşıklı terazinin bulundurulması bir arada değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sübut bulduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Aramanın yapıldığı ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçtiği işyerinde, sanık dışında işverenlerin ve başka işçilerin de bulunduğu, aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada, sanığın, suça konu uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu beyan etmek sureti ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.12.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ
(Sanık ... Hakkında)
Sanık ...'in çalıştığı işyerinde yazılı arama emrine istinaden yapılan arama neticesinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçtiği olayda; sanığın, suça konu uyuşturucu maddeleri satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği, söz konusu uyuşturucu maddelerin miktarı itibariyle kullanım sınırında olduğu, kan ve idrar tahlilinin de yapılmadığı, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 17.12.2025