MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/813 E., 2025/68 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. 22.06.2015 tarihli eyleme dair Dairemizin 03.10.2023 tarihli ve 2021/1427 Esas, 2023/8311 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2023 tarihli ve 2023/561 Esas, 2023/661 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece erteleme kararı ile
birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez 15.02.2024 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının düzenlendiği, ikinci kez düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı üzerine,22.06.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle ikinci kez açılan 05.12.2024 tarihinde düzenlenen iddianame ile Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/813 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan mükerrer kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 22.06.2015 tarihli eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosyalar ile incelenen dosyanın birleştirilip, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 05.12.2024 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
B. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 3. maddeleri uyarınca, ikinci kez 15.02.2024 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, 27.02.2024 tarihinde sanığa başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 15.02.2024 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak, diğer yönlerden incelenmeksizin oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.