MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/9910 E., 2025/4808 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Viranşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna,
6. Eksik inceleme yapıldığına,
7. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.03.2025 tarihli bozma kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
8. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.10.2025 tarihli esastan ret kararının hukuken yok hükmünde olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda, “sanıktan ele geçen uyuşturucu maddelerin niteliği ve miktarı nazara alındığında suça konu uyuşturucu maddelerin kullanmadan ziyade ticari kasıtla bulundurulduğunun anlaşılmasına karşın ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde hataya düşülerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yerinde olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde beraatine karar verilmiş olduğuna” ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.03.2025 tarih, 2024/36 Esas ve 2025/1710 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen Viranşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2025 tarih, 2025/200 Esas ve 2025/277 Karar sayılı kararının, CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı oldukları anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.10.2025 tarihli, 2025/9910 esas ve 2025/4808 karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza
Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Viranşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.