MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2197 E., 2025/2275 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ve ... hakkında re'sen de istinafa tabi olan, hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2. Sanığın kullanıcı olduğuna,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Güven alımlarının hukuka aykırı olduğuna,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
5. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Telefon görüşmelerinin sabit olmadığına, eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutu ile vasfına, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1.Sanığın 13.08.2023 tarihli kendi kullanımında olan araçta ticaret sınırında uyuşturucu madde ele geçmesi sonrası götürüldüğü adliyeden kolluğun elinden kaçtığı, aynı tarihli diğer eyleminin ise; inceleme dışı ...'in aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan aldığının anlaşıldığı, dolayısıyla bu iki eylem arasında fiili kesinti bulunmadığı gibi 14.08.2023 tarihinde sanık yokken evinde yapılan aramada uyuşturucu madde bulunsa da; ilk olayda kaçan ve yakalanamayan sanığın 17.08.20 23... .08.2023 tarihlerinde uyuşturucu madde ticareti yapmasında suç tarihleri arasındaki kısa aralık ve sanığın yakalanmaması gözetildiğine; suç işleme kararının yenilendiğine ilişkin
bir delil bulunmadığı, aralarında hukuki kesinti bulunmayan sanığın tüm eylemleri bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme biçiminde işlediği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin en üst orandan artırılmak suretiyle bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın iki kez cezalandırılması,
2. Ele geçen madde miktarı ile dosya kapsamına göre, suç konusunun önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine göre sanığın cezasının alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca, sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında, sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2026 tarihinde karar verildi.